Boşanma Davasında Nafaka Nasıl Belirlenir?
Boşanma davalarında nafaka, tarafların ekonomik durumunu dengelemek ve özellikle yoksulluğa düşecek eş ile çocukların mağduriyetini önlemek amacıyla hükmedilir. Türk Medeni Kanununa göre mahkeme, boşanma davasında hem dava süresince hem de dava sonunda nafaka kararı verebilir. Nafakanın türü, miktarı ve süresi tarafların mali gücü, kusur durumu ve ihtiyaçlarına göre değerlendirilir.
Nafaka Türleri ve Boşanma Davasındaki Yeri
- Tedbir Nafakası: Boşanma davası devam ederken, eşlerden birinin ve varsa çocukların geçimini sağlamak amacıyla ödenir (TMK m. 169).
- Yoksulluk Nafakası: Boşanma ile yoksulluğa düşecek eş lehine, boşanmanın kesinleşmesi ile başlayan sürekli bir ödemedir (TMK m.175).
- İştirak Nafakası: Ortak çocukların bakım, eğitim, sağlık ve diğer giderlerine katkı sağlamak için verilir (TMK m.182).
- Yardım Nafakası: Genellikle boşanma dışı durumlarda, soybağı veya hısımlığa dayalı olarak yoksul kimselere sağlanan nafaka türüdür (TMK m.364).
Nafaka türleri ve şartları hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.
Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?
Nafaka miktarı belirlenirken, Türk Medeni Kanununun 4., 169., 175. ve 182. maddeleri uyarınca hakkaniyet, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafaka alacaklısının ihtiyaçları ve nafaka yükümlüsünün ödeme gücü dikkate alınır. Mahkeme, tarafların mali durumunu araştırır ve genellikle sosyal ve ekonomik durum (SED) raporu alır. Nafaka miktarı belirlenirken, nafaka yükümlüsünün gelir ve giderleri, yaşam standartları, nafaka alacaklısının ihtiyaçları, varsa çocukların yaşı, eğitimi ve sağlık durumu gibi birçok kriter değerlendirilir.
Kusur Nafakanın Miktarını Etkiler Mi?
Boşanma davasında kusur, yalnızca yoksulluk nafakası açısından dikkate alınır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesine göre, ağır kusurlu olan taraf yoksulluk nafakası talep edemez. Ancak, kusur, tedbir nafakası ve iştirak nafakasında dikkate alınmaz. Bu tür nafakalarda, esas alınan ölçüt, ihtiyaç ve ödeme gücüdür. taşımaktadır.
Türk Medeni Kanunu Madde 175
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
Nafaka Kararında Hakimin Takdir Yetkisi
Boşanma davalarında hâkim, nafaka miktarını belirlerken geniş bir takdir yetkisine sahiptir. Taraflar arasında bir protokol yapılsa dahi hâkim, çocukların üstün yararını ve nafaka yükümlüsünün ödeme gücünü göz önünde bulundurarak nafaka miktarını artırabilir veya azaltabilir. Ayrıca hâkim, karar verirken hakkaniyet ilkesini ve yaşam koşullarını dikkate almak zorundadır.
Nafaka Kararları Sonradan Değiştirilebilir Mi?
Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesine göre, nafaka miktarı, tarafların ekonomik durumlarında önemli değişiklikler meydana geldiğinde veya ihtiyaç ve gelir durumları farklılaştığında artırılabilir, azaltılabilir ya da tamamen kaldırılabilir. Bu durumda, mahkemeye yeniden dava açılarak nafakanın uyarlanması talep edilir.
Türk Medeni Kanunu Madde 176
Maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.
Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.
İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
Boşanma Davası Kesinleştikten Sonra Nafaka Talep Edilebilir Mi?
Boşanma davası kesinleştikten sonra nafaka talep edilebilir. Özellikle yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası, boşanma davasının kesinleşmesinden sonra da talep edilebilir. Ancak bu talep, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir. Bir yıl geçtikten sonra talep hakkı düşer. Tedbir nafakasına ise sadece dava sürecinde hükmedilir.
Anlaşmalı Boşanma Davasında Nafaka Talebi Nasıl Düzenlenir?
Anlaşmalı boşanma davasında taraflar, nafaka konusunda anlaşmak zorundadır. Protokolde nafaka konusunda açık bir düzenleme yapılması gerekir. Nafaka konusunda anlaşma yapılmadan sadece boşanma kararı almak mümkün değildir. Taraflar isterlerse nafaka talebinden feragat edebilir veya belirli bir miktar üzerinde mutabık kalabilir. Ancak, iştirak nafakasında çocukların üstün yararı gereği, hâkim protokolü uygun görmezse müdahale edebilir (TMK m.184).
Anlaşmalı Boşanma Davasından Sonra Nafaka Talep Edilebilir Mi?
Eşlerden biri anlaşmalı boşanma protokolünde nafakadan açıkça feragat etmişse veya hiç talep edilmemişse sonradan yoksulluk nafakası talep edemez. Ancak iştirak nafakası açısından durum farklıdır. Çocukların ihtiyaçlarının artması veya gelir durumunun değişmesi halinde, iştirak nafakası artırılabilir veya yeniden talep edilebilir.
Nafakanın Ödenmemesi Durumunda Ne Yapılır?
Nafaka alacaklısı, nafaka ödenmediği takdirde icra takibi başlatabilir. Nafaka borcu, diğer alacaklardan farklı olarak ilamlı icra yoluyla tahsil edilir ve tazyik hapsi ile güvence altına alınır. Nafaka borçlusunun nafaka ödeme yükümlülüğünü ihlal etmesi durumunda, icra ceza mahkemesine başvurularak üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir (İİK.m.344).
İcra İflas Kanunu Madde 344
Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.
Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.
Hangi Durumlarda Nafaka Kendiliğinden Sona Erer?
- Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi,
- Nafaka alacaklısının evlenmeden fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması,
- Nafaka alacaklısının ölümü,
- İştirak nafakasında ise çocuğun ergin olması veya eğitiminin sona ermesi, durumlarında nafaka kendiliğinden sona erer. Bu hallerde mahkemeden ayrıca bir karar alınmasına gerek yoktur.
Sonuç
Nafaka, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde, boşanma süreci ve sonrasında eşlerin ve çocukların ekonomik haklarını güvence altına almak amacıyla düzenlenmiş bir hukuki araçtır. Tedbir, yoksulluk, iştirak gibi farklı nafaka türleri, boşanma sürecinde taraflar arasındaki maddi dengenin sağlanmasına yardımcı olurken, aynı zamanda çocukların bakımını da güvence altına alır. Nafaka talep edilmesi ve nafaka miktarlarının belirlenmesinde, tarafların mali durumu, ihtiyaçları ve ödeyebilme kapasitesi gibi birçok faktör göz önünde bulundurulmaktadır.
Nafaka taleplerinin hukuki açıdan doğru bir şekilde yönetilmesi, tarafların hak kaybı yaşamamaları için oldukça önemlidir. Bu noktada, bir avukatın rehberliği, nafaka sürecinin doğru bir şekilde yürütülmesine ve gerektiğinde nafaka miktarlarının değiştirilmesine yardımcı olacaktır.
